Instagram hikaye oylama nasıl yapılır ?

Sude

New member
Instagram Hikaye Oylamaları: Dijital İletişimin Yeni Yüzü

Instagram'da bir hikaye paylaşırken, anket ya da oylama seçenekleri eklemek, insanların fikirlerini hızlıca almanın ve etkileşim yaratmanın en pratik yollarından biri haline geldi. Birkaç yıl öncesine kadar yalnızca kişisel paylaşımlarla sınırlı olan bu platform, bugün dijital etkileşimin ve toplumsal eğilimlerin şekillendiği bir alan haline geldi. Kendimden örnek vermek gerekirse, Instagram üzerinden yapılan oylamalar, çoğu zaman eğlenceli bir sosyal etkinlik gibi görünse de, birçok durumda sosyal baskıların ve toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretildiğine şahit oluyorum. Oylamalar, sadece fikirlerin hızla toplandığı araçlar değil, aynı zamanda toplumsal normların pekiştiği, stereotiplerin yeniden canlandığı dijital bir yansıma olarak karşımıza çıkabiliyor.

Oylama: Görünürlük ve Katılımın Dijital Boyutu

Instagram hikayelerinde yapılan oylamalar, bireylerin kendilerini ifade etmeleri ve topluluklarıyla etkileşim kurmalarını sağlasa da, sosyal medya kültürünün doğasında bulunan hızlı ve anlık geri bildirimler, daha derin analizler ve sorgulamalar yerine anlık düşüncelerle hareket etmeye neden olabiliyor. Ancak bu oylamalar, toplumsal baskıları da içinde barındırıyor. Örneğin, bir kullanıcı “Akşam yemeği olarak pizza mı, makarna mı?” diye bir soru sorsa, çoğu zaman cevaplar yalnızca kişisel tercihlerden değil, "ne kadar popüler" olduklarıyla da şekilleniyor. Toplumsal normlara uyan seçenekler daha fazla tercih edilirken, daha az yaygın olanlar geride kalabiliyor. Bu tür basit oylamalarda bile, belirli bir normatif çerçevenin nasıl işlediğini görmek mümkün.

Birçok kişi bu oylamaları eğlenceli bir şekilde kullanıyor, ancak bir noktada sosyal medyada yapılan anketler, çok daha derin toplumsal meselelerin, hatta toplumsal cinsiyet rollerinin ve sınıf farklarının daha görünür hale gelmesine de yol açabiliyor. Örneğin, "Kadınlar mı, erkekler mi daha çok kahve içer?" gibi bir anket, aslında kadınların ve erkeklerin toplumda hangi şekilde temsil edildiğine dair sıkça karşılaşılan cinsiyetçi düşünceleri yeniden üretebilir. Oylamalar, toplumsal normları yansıtan birer araç olabilir ve bazı toplumsal baskıların zeminini oluşturabilir.

Erkeklerin ve Kadınların Instagram Oylamalarına Yansıyan Yaklaşımları

Instagram oylamalarında, erkeklerin ve kadınların farklı yaklaşım biçimleri gösterdiği söylenebilir. Erkeklerin genellikle daha stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilediklerini gözlemliyorum. Erkeklerin paylaştığı oylamalarda, daha çok kişisel ya da profesyonel başarılarla ilgili sorular öne çıkabiliyor; kariyer hedefleri, gelecek planları gibi konulara odaklanan anketler sıkça görülüyor. Çoğu zaman bu oylamalarda daha fazla rekabetçi bir atmosferin hakim olduğunu söyleyebilirim. Erkekler, oylamalarda genellikle sorulara yanıt verirken daha net, bireysel ve hedef odaklı bir tutum sergileyebiliyor.

Kadınlar ise oylamalarda daha empatik ve ilişkisel yaklaşımlar sergileyebiliyor. Örneğin, kadınlar daha çok toplumsal olaylara, başkalarının deneyimlerine, ilişkilerdeki dinamiklere dair sorular sorma eğiliminde. Bu, toplumda kadınların ilişkilerde ve toplumsal bağlamlarda daha fazla empatik ve duygusal sorumluluk taşıdığı düşüncesini pekiştirebilir. Bununla birlikte, kadınlar bazen bu oylamalarda toplumsal cinsiyet rollerine uymama korkusu taşıyabiliyor; örneğin, "Kadınlar evde mi olmalı, yoksa kariyer yapmalı mı?" gibi bir oylama, kadının sosyal normlara karşı duyduğu baskıyı yansıtabilir.

Her iki yaklaşım da farklı toplumsal baskıların ve rollerin etkisi altında şekilleniyor. Ancak her iki cinsiyetin oylamalarla kurduğu ilişkiyi incelerken, genellemeler yapmaktan kaçınmak önemlidir. Erkeklerin ve kadınların oylamalara katılım biçimleri kişisel deneyimler ve kimlikler doğrultusunda değişebilir. Her birey kendi cinsiyet kimliğiyle farklı bir bağ kurar.

Sosyal Baskılar ve Dijital Etkileşim: Oylamaların Güçlü ve Zayıf Yönleri

Instagram’daki anketler, hızlı bir etkileşim sağlayarak toplumsal normların ve bireysel tercihlerinin hızla yansımasına neden olur. Bu yansımanın güçlü yönü, insanların seslerini duyurabilmesi ve bireysel tercihlerinin hızlı bir şekilde topluma sunulabilmesidir. Oylamalar, bireylerin anlık fikirlerini paylaşmalarına olanak tanırken, sosyal medya kullanıcıları arasında kısa süreli toplumsal etkileşimleri teşvik eder. Bu, özellikle daha geniş toplumsal sorunların hızlıca fark edilmesini sağlar.

Öte yandan, bu hızlı etkileşimlerin zayıf yönü de vardır. Anketler çoğu zaman, daha derinlemesine düşünmeyi engelleyebilir ve bireylerin yüzeysel bir şekilde fikirlerini paylaşmalarına neden olabilir. Ayrıca, toplumsal baskılar ve normlar, çoğu zaman kişisel tercihlerden daha baskın hale gelir. Örneğin, bir anketin yanıtlarına bakıldığında, bazen bireylerin kendi tercihlerinin dışındaki seçenekleri seçtikleri görülebilir. Bu, dijital platformlarda kendini gösteren sosyal baskıların bir örneğidir.

Bir diğer zayıf yön ise, çoğu zaman bu oylamaların, belirli bir bakış açısını pekiştirecek şekilde düzenlenmesidir. Örneğin, yalnızca belirli bir yaş grubunun veya belirli bir sınıfın etkileşimde bulunabileceği oylamalar, çoğu zaman farklı toplumsal grupların temsil edilmemesine neden olabilir. Bu da, sosyal medyanın kapsayıcı olma iddiasıyla çelişen bir durum yaratır.

Sonuç ve Tartışma Soruları

Instagram’daki anketler, toplumsal cinsiyet, ırk, sınıf gibi sosyal faktörlerin dijital dünyada nasıl yeniden üretildiğini ve nasıl etkileşime girdiğini gösteriyor. Ancak bu anketler üzerinden daha fazla anlam çıkarmak ve toplumsal normları sorgulamak, toplumsal eşitliği ve adaleti sağlamak için bir adım olabilir.

Sizce Instagram oylamaları, toplumsal normların farkında olmadan pekişmesine neden oluyor mu? Sosyal medya üzerinden toplumsal cinsiyet ve sınıf gibi faktörlerin etkisi nasıl azaltılabilir? Dijital dünyada eşitlikçi bir temsil sağlanabilir mi?

Kaynaklar:

1. McRobbie, A. (2009). The Aftermath of Feminism: Gender, Culture and Social Change. Sage.

2. Fuchs, C. (2017). Social Media: A Critical Introduction. Sage.

3. Banet-Weiser, S. (2015). Empowered: Popular Feminism and Popular Misogyny. Duke University Press.